Her yıl 2 Nisan’da “Otizm ve insanlık… Her hayat değerlidir” sloganıyla anılan Dünya Otizm Farkındalık Günü kapsamında başkent Şam’da düzenlenen etkinliklerde, otizmli bireylerin topluma entegrasyonu ve erken teşhisin önemi vurgulanırken, Alaa Muhammed’in hikayesi azmin sembolü olarak öne çıktı.
Zorluklardan başarıya uzanan bir model
Otizm spektrum bozukluğu, bireyin sözel ve görsel iletişim becerilerini etkileyen, çevresiyle etkileşimini sınırlayan ve tekrarlayan davranış kalıplarıyla karakterize edilen nörogelişimsel bir bozukluk olarak biliniyor. 18 yaşındaki lise öğrencisi Alaa Muhammed’in deneyimi, bu zorlukları aşarak başarıya ulaşmanın mümkün olduğunu kanıtlayan önemli bir model teşkil ediyor.
Alaa’nın annesi ve eğitim uzmanı Meysa İbrahim, SANA’ya yaptığı açıklamada, kızında belirtilerin erken yaşlarda ortaya çıktığını, konuşma ve yürüme becerilerini kaybettiğini, ardından doğru teşhisin konulduğunu belirtti.
Rehabilitasyon sürecinin oldukça zorlu geçtiğini ifade eden İbrahim, Alaa’nın hem aile hem de okul çevresinde zorbalığa maruz kaldığını ancak güvenli bir ortam oluşturma konusundaki kararlılıklarının, kızının becerilerini kademeli olarak geliştirmesini sağladığını vurguladı.
Resimle başlayan ifade süreci ve mühendislik hedefi
İbrahim, Alaa’nın kendisini başlangıçta resim yoluyla ifade ettiğini, zamanla dil becerilerini geliştirerek iletişim kurmaya başladığını aktardı. Bugün Alaa’nın kendi ayakları üzerinde durabilen başarılı bir öğrenci olduğunu belirten anne İbrahim, kızının üniversite sınavlarına hazırlandığını ve bilişim mühendisliği okumayı hedeflediğini kaydetti.
Alaa, Şam’daki Opera Binası’nda düzenlenen “Medya ve dramada engelli hakları” etkinliğinde hikâyesini geniş bir izleyici kitlesine özgüvenle anlatarak sosyal gelişimini de kanıtladı. Kızının yaşadığı süreçten ilham alan Meysa İbrahim, özel eğitim alanında akademik kariyer yaparak lisansüstü çalışmalarına devam ettiğini ve otizmli çocukları topluma kazandırmayı amaçlayan bir girişim kurduğunu ekledi.
Alaa Muhammed ise yaşadığı süreci şu sözlerle özetledi: “Çocukluk döneminde iletişim kurmakta ciddi zorluklar yaşadım, zorbalıkla ve bazı öğretmenlerin yanlış yaklaşımlarıyla karşılaştım. Ancak eğitim ve ailemin desteğiyle zamanla uyum sağlayarak akademik başarıya ulaştım.”
Erken teşhis ve bireysel tedavinin önemi
Suriye Sağlık Bakanlığı Ruh Sağlığı Dairesi Müdürü Vail El-Ras, otizmde erken teşhisin iletişim ve dil becerilerinin geliştirilmesinde belirleyici rol oynadığını ifade etti. El-Ras; zayıf göz teması, dil gecikmesi ve ses/dokunmaya karşı aşırı hassasiyet gibi belirtilere dikkat çekti.
Uygulamalı davranış analizi, konuşma ve ergoterapi gibi özel programların önemine değinen El-Ras, Suriye’de kesin ulusal veriler olmasa da küresel oranın yüzde 1 civarında olduğunu ve teşhis yöntemlerinin gelişmesiyle bu oranın artmasının beklendiğini dile getirdi.
Her hayat değerlidir
Her yıl 2 Nisan’da kutlanan Dünya Otizm Farkındalık Günü, bu yıl “Otizm ve insanlık… Her hayat değerlidir” sloganıyla anılıyor. Bu kapsamda Sosyal İşler ve Çalışma Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve “Beni Anla” girişimi işbirliğiyle başkent Şam Opera Binası’nda toplumsal farkındalığı artırmak amacıyla bir etkinlik düzenlendi.
Suriye Sosyal İşler ve Çalışma Bakanı Hind Kabavat, bakanlığın otizmli bireylerin bağımsız yaşam sürmelerini ve topluma entegrasyonlarını güçlendirmek amacıyla politika ve programlar geliştirmeye devam ettiğini belirtti.