Babası çalıyor, engelli oğlu söylüyor
banner70

Emekli işçi Hüseyin Gündüz (65) ile Fidan Gündüz (62) çiftinin ilk çocuğu olan Eren Şaban Gündüz, yürümeye başladıktan sonra sık sık düştüğü için 1.5 yaşındayken ailesi tarafından hastaneye götürüldü. Ayaklarının ölçüsüne göre, 6 ayda bir yaptırılan özel ayakkabı giymeye başlayan Eren'e 6 yaşındayken genetik kas hastalığı Duchenne Musküler Distrofi (DMD) teşhisi koyuldu. Fizik tedavi için Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne götürülen Eren, 13 yaşına kadar akranları gibi koşup, oynadı. Liseyi açıktan okuyan Gündüz, Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi İktisat Bölümü'nde 3 yıl eğitim aldı. Kasların zamanla gerilemesiyle hareket kabiliyetini yitirmeye başladı. 7 yıl önce de boğazına trakeostomi açılan Gündüz, evinde 3 makineye bağlı olarak yaşamını sürdürmeye başladı.

Hastalığı nedeniyle vücudunun kontrolünü tam sağlayamayan Eren Şaban Gündüz, okumayı ve yazmayı hiç bırakmadı. Eren'in yazdığı şiirler, babası Hüseyin Gündüz'e ilham oldu. Baba oğul, sözü ve müziği kendilerine ait türküleriyle gönüllere dokunmaya başladı.

Gündüz, evde zamanını okuyarak ve  bilgisayarda yazılar yazarak geçirdiğini ifade etti.  Psikoloji ve felsefe konularında kitaplar okuduğunu söyleyen Gündüz, "Şiir ve edebiyatla yakından ilgileniyorum. Duygularımı rahat ifade edemediğim için hep yazarak rahatladım. Yazdığım şiirleri topladığımız kitabın ikinci baskısı çıktı" dedi.

Baba Hüseyin Gündüz, oğlunun tam teşekkülü bir hastanede tedaviye ihtiyacı olduğunu belirterek, "Eren ile birlikte büyük mücadele veriyoruz. Makinelerinden biri arızalandığında  hastaneye götürmemiz gerekiyor. Engelinin sürekli olduğunu gösteren raporu var. 'Bunun için tam teşekküllü bir nakil aracına ihtiyacımız var. Biz yine de hayata olumlu bakıyoruz. Başka çaremiz yok" diye konuştu.

Eren ile yıllar içinde bir elmanın 2 parçası gibi olduklarını ifade eden Hüseyin Gündüz, hayatlarını 'Polyannacılık' oynayarak, keyifli hale getirdiklerini söyledi. Baba Gündüz, "Eren'in yaşamı üzerine hayatımızı programladık. Bundan huzursuz değiliz. Eren'in kitabı çıkınca ben de onun şiirlerini besteledim. Ben saz çalıyorum, o türkü söylüyor. Birlikte yaptığımız programlarda O şiir okuyor, ben enstrüman desteği veriyorum. Hayatımız böyle devam ediyor" dedi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.