ENGELLİ Mİ, ENGELLENEN Mİ?

Terimlerin arka plandaki anlamlarını pek bilmeden kullanır olduk.Üstelik bunun pek önemi olmadığını da düşünebiliriz.Ancak olaya insanların yaşam kalitelerini insan onuruna yaraşır hale getirmek adına yapılan uygulamalar açısından bakınca ne denli önemli bir durum olduğunu da anlıyoruz.
Konu "Engelleyen" mi, "Engelli" mi, "Engellenen" mi? olduğumuz.Bununla ilgili olarak şimdi size epey fazla örnek vereceğim.
*Elektrik kesikse,mum yoksa ortam engelli,
*Telefonun şarjını bir sebeple dolduramıyorsan, şartlar engelli,
*Çiçekler sulanacak ancak hortum yırtılmış,yeni hortum alacak paran da yok.Yine şartlar engelli ,
*Gözlüğün kayıpsa veya takma dişlerin kırıldıysa şartlar engelli,
*Önemini bilmeden biri senin bastonunu oturduğun sandalyeden daha uzağa koymuşsa,o kişi engelleyen, 
*Görmüyorsan ve garson masada çayını nereye koyduğunu söylemesi gerektiğini bilmeyip, sana söylememişse ve sen elini bardağa çarpıp, yandıysan, garson bilgisiz engelleyen,
*Ayakkabı alacak paran yoksa ve bu şekilde yaşamak zorsa, bütçen veya ülke ekonomisi engelli, 
*Covid-19 nedeniyle evden çıkamıyorsan, pandemi engelleyen, 
*Tekerlekli sandalyen yoksa evden çıkamıyorsan, sandalyenin sağlanamaması sosyal engel,
*Kumlar çok sıcak ve terliğin yok, kuma basamıyorsan ya da tekerlekli sandalye kumda gidemiyorsa,deniz içinde ayakta durabilmek için tutunacak tutamaklar, yüzer şezlong olmadığından denize giremiyorsan ortam şartları engelli ve engelleyen,
Tüm bunların karşısında sen "ENGELLENEN" sin.

*Kapı birden kapandı, anahtarın evde kaldı, çilingire de ulaşamıyorsan, şartlar engelli,
*Banyoda sabuna basıp,kayıp,bacağın kırılıp sakatlandıysan, evde yardım edecek kimse de yoksa, ortam engelli, 
*Dolmuşa iki elinde çantalar varken binersen veya çok şişmansan ve dolmuşun kapısının tek kanadı açılmışsa, şoför engelleyen-araç engelli ,
*İki kol değneği (kanadyen) kullanıyorsan ve yine dolmuşun tek kapı kanadı açılıyorsa veya otomatik basamağı açılmıyorsa araç engelli, şoför engelleyen ,
*Üstün zekâlı olsan da eğitim hakkına erişememişsen, ülke yönetimi ve şartlar engelli,
*Parkta bebek arabasını rampa olmadığı için merdivenden çıkaramıyorsan, park erişim engelli, 
*Görmüyorsan ve kaldırımdaki hissedilebilir sarı şerit üzerinde motor, saksı,masa, otomobil vb.varsa,onları yola koyan insanlar engelleyen, 
*Kaldırım ortasında veya rampa önünde, üzerinde direk, araç,ağaç vb. varsa, sen de tekerlekli sandalye kullanıyorsan ortam erişim engelli ve bunu yapanlar engelleyen, 
*Ampute olduğun halde bir sebeple protezin yaptırılamıyorsa sosyal devlet engelli ,
* Yaşlı veya çocuksan, dolmuş şoförü otomatik basamağı açmıyorsa ya da basamak bozuksa, şoför engelleyen, araç engelli,
Tüm bunların karşısında sen "ENGELLENEN"sin.

*Kaldırım çok yüksek olduğu için çocuğun çıkamıyorsa, kaldırımı inşa eden engelleyen, kaldırım erişim engelli, çocuk "Engellen" dir.
*Dükkana rampa olmadığı için,otel odasına kapı dar olduğundan akülü tekerlekli sandalye ile giremiyorsan, ortam erişim engelli,
*Ağaçtaki meyveleri toplamak için kullandığın merdiveni komşu aldıysa ve evde de yoksa, komşu engelleyen,
* Otobüs şoförü sen biner binmez “oturdunuz mu,tamam mı?” demeden, aracı kaldırırsa ,senin de tek kolun varsa ya da ellerin doluysa, çocukluysan veya hamile isen, koltuk değneği kullanıyorsan, ani kalkışla tutunamadan, kartı okutup, koltuğu açamadan düşersen, şoför bilgisiz ve duyarsız engelleyen, 
* Okulun rampası,asansörü yoksa, veya asansörü çalışmıyorsa, sen de tekerlekli sandalye kullanan bir veli veya öğrenciysen okul erişim engelli, sen veya öğrenci "ENGELLENEN"siniz.

*Pazar arabasını,bebek arabasını, bavulunu, bisikletini eğimi çok dik, standart dışı bir mahalle rampasından çıkaramıyorsan, rampayı inşa eden beynin sahibi engelleyen, 
*Duymayan biriyle iletişimde duymayan kişinin veya senin işaret dili bilmemeniz engel, sizler ise "ENGELLENEN" siniz.

*Araban için yakıt alacak paran yoksa, ekonomin engelli; akülü tekerlekli sandalyeni şehirde uygun yerlerde şarj edecek ünite yoksa yerel yönetim, sosyal devlet engelleyen, 
*Bankamatik arızalıysa veya sen tekerlekli sandalyeden ayağa kalkamıyorsan, bankamatik erişim engelli, 
*Gece geç vakitte otobüsteki kadın evine yakın bir yerde değil, illaki durakta bırakılıyorsa, bunu mecbur kılan yönetmelik ve pozitif ayrımcılık yapmayan sürücü engelleyen, kadın ve sen "ENGELLENEN" siniz.
* Eğitim hakkına, sağlık hizmetine, erişim-ulaşım hakkına,istihdam hakkına, barınma hakkına, sosyal hayata katılma hakkına ulaşamıyor, erişemiyorsan
* Bir yılda Covit-19 sürecinde ÖSYM tarafından tüm sınavlar riske rağmen yapılıp Engelli Kamu Personeli Seçme Sınavı 3 kere erteleniyorsa, sınav sonuçlarının geçerliliği 2 yıldan 4 yıla çıkarılıp ,bu süre içinde onbinlerce engelli adayın birikmesine sebep olunuyorsa "ENGELLENEN" sin.

Bu doğrultuda “engellenenler” için engelleri ortadan kaldıran erişim imkanlarının, düzenlemelerin sağlanması ve bunların standartlara uygun yapılması, kullanılabilir durumda olması, hangi yaşta olursa olsun gören, duyan, yürüyebilen bireylere de kolaylık, rahatlık sağlar, yaşamları kolaylaştırıp, kalitesini artırır.
Şu gerçeği unutmayın, herkes yaşamının bir döneminde en az bir kere “Engellenen Birey” haline gelir.
Yaşlılık, hamilelik, obezite hali, yük taşıma hali, çocuk taşıma durumu, mülteci olmak, yabancı dil bilmemek, parasızlık, yaralanma, ameliyat, sakatlanma vb. durumlarının hepsi hemen hemen herkesin hayatının bir döneminde ortaya çıkabilir.
Bu durumlar insanı engeller ve sen “Engellenen Birey” olursun.

Engelin sahibi sen değilsin, engelleyen şartlar ya da diğer bireylerdir.

Neden yıllardır görmeyen, duymayan, yürüyemeyen, öğrenemeyen, konuşamayan, kronik hastalıkları olan vb. bedensel,zihinsel bazı fonksiyonlarını kaybetmiş bireyleri tanımlarken “Sakat özürlüye, özürlü engelliye, engelli kelimesi de engellenene dönüştü, şimdi anladınız mı?

Bu konularda sosyolojik, psikolojik, bilimsel ,teknolojik çalışmalar artıp, yaşam kalitesini geliştirici sonuçlar alındıkça; insan hakları uygulanmaya geçip yasalarla düzenlendikçe; hak arayışçı hareketler arttıkça; toplumda eğitim, bilinç, üfarkındalık sağlandıkça “Sakat” kelimesi artık tıbbi terminolojiye ait bir tanımlama, niteleme kelimesi olarak kaldı.
Sonrasında da zamanla diğer terimler kullanılır hale geldi.

Son dönemde uzun uzun anlattığım gibi bedensel, zihinsel,ruhsal bazı fonksiyonlarını yitirmiş bireyleri tanımlamada artık bu "bireyler ve bedenleri" üzerinden "Engelli Birey ya da Beden" değil, ortam, şartlar ve ilişkili diğer kişiler üzerinden hareketle bu bireylere “ENGELLENEN” demeye başladık.
Bu ayrımın farkında olursanız belki siz de bu bilinç ve farkındalıkla engelleyen olmayacak, engelleyen düzenlemeler yapmayacak ve şartları “ENGELSİZ ” hale getireceksiniz.
Tamamen engelsiz bir hayat mümkün olmasa da ,kimse engellenmeyi hak etmez , öyle değil mi

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Raşit Yürüm 1 hafta önce

Güzel yazı kutluyorum.Kaleminize sağlık.Daha anlatamadığıniz o kadar çok şey varki.Bunlar Engelli hayatı yaşadığınız sürece karşınıza çıkacaktır.Bundan emin olun...