Merhaba değerli okurlar;

Bugün itibariyel ben de Engelsizlerhaber.com ailesindeyim. Gündeme ilişkin ya da genel sorunlarımızla ilgili yazılarımı sizlerle paylaşmaya çalışacağım.

İzninizle, yazıma başlamadan önce kendimi sizlere tanıtmak istiyorum;

1969 Kayseri doğumluyum.3 yaşımdan bu yana görme yetimden yoksunum. İlk orta ve lise öğrenimini Ankara’da tamamladım. Felsefe ve psikolojiye merakım özel bir ilgiye döndü. Sürekli bu konularla ilgili kitaplar okumaya ve okutmaya çalıştım. Araştırdım, gözlemledim. Kişisel gelişim ve yaşam koçluğu eğitimleri aldım. Ayrıca Sosyal Hizmetler Lisans Eğitimi alıyorum. Amatör olarak sanat müziği ile ilgileniyorum ve bir kamu kuruluşunda çalışmaktayım.

Evet, bu tanışma faslından sonra sizler için kaleme aldığım ilk makaleme;

Bugün ilk yazımda, bir süre önce duyduğum ve duyduğumda beni çok şaşırtan bir konuyu sizinle paylaşacağım.

Konunun tanımı oldukça karmaşık, çünkü bu kimilerine göre bir sapkınlık, kimilerine göre bir kimlik bozukluğu, kimilerine göreyse bir eğilim, bir tercih olarak değerlendirilmekte.

Neden söz ettiğime gelince:

Devotee;

Bilmem bu terimi tanıdık bulanlarınız oldu mu?

Engelliliğe karşı duyulan cazibe hissi veya hayranlık (devotizm), Engelliliğin görünümüne, engellilik hissine ve deneyimine karşı duyulan cinselleştirilmiş bir ilgidir. Bu durum, normal insancıl bir cinsellikten, bir tür cinsel fetişizme kadar uzanabilir. Seksolojik olarak, engelliliğe karşı duyulan bu tür bir cazibenin patolojik boyutu, parafili olarak adlandırılmaktadır. Devotizmin nedenleri tam olarak bilinmemekle birlikte yeterince beslenmeyen yeterlilik ve değer duygusundan kaynaklandığı düşünülmektedir.

Parafili ise: herhangi bir gurup, nesne yada cansız varlığına karşı tekrarlanan cinsel arzu demektir.

Parafiliye örnekler vermek gerekirse;

Çocuklara cinsel eğilim,

Cesetlere cinsel eğilim,

Hayvanlara cinsel eğilim vesaire...

Bu tanımlamalara göre devotizm bir tür engelli parafili türüdür demek hatalı olmaz.

1990'lara kadar, bir engele sahip olma arzusu veya bir engele sahipmiş gibi görünme durumundan daha çok, akrotomofili olarak tanımlana gelmiştir.

Akrotomofili: bir organını kaybetmiş kimseye duyulan cinsel arzu özürlü fetişizmi demektir. Tüm bu bilgi ve tanımlamalardan yola çıkarak adına ister sapkınlık, ister kimlik bozukluğu,ister hastalık, isterse de tercih densin sadece engellilere, sadece engelli olmalarından dolayı sevgi denen saygın duygudan tamamen yoksun, pekte sağlıklı olmayan  zaafiyetli bir eğilim gösteren bir kesim mevcuttur.

Bu kimseler hal ve tavır, davranış olarak diğer insanlardan pek farklı görünmemekle birlikte incelenecek olursa sosyal arkadaşlıklarının çoğu, birlikteliklerinin de neredeyse tamamı engellilerden oluşur.

Üstelik inanılmaz bir tutkunluk gösterisi için de olup kolaylıkla aldatıcı olabilmektedirler.

Ve dahası,

Yeme bozukluğu gösteren kişiler gibi bunlarda aynı dönemde bir çok engelli flört edinme çabasında olurlar.

bu kimselerin engellilerle olan birlikteliklerinin pek azı evlilikle sonuçlanmıştır.

Değerli okurlar,

Değer görmek,

Taktir görmek,

Onay görmek insanlığın en temel gereksinmesidir ancak ben yine de taklitlerinden sakınınız diyorum.

Herkesin gerçek sevgiyle dolması ve gerçek sevgiyi bulması dileğimle.

NOT: Bu yazı şahsıma ait olup,vermeye çalıştığım bilgiler ingilizceden çeviridir.

Çünkü Türkiye'de bu konuyla ilgili hiçbir kaynak bulamadım

Amerikada yaşayan yeğenimden yardım istedim.

saygılarımla.

Görme Engelli Yazar Nil Sevin 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Tülin Erol 2 gün önce

Merhaba.
Yıllar önce isteyerek görme engelli olmak isteyen bir kadının hikayesini okumuştum. Sonra yurtdışı kaynaklardan araştırınca buna benzer çok yaşam olduğunu öğrendim.TV'de belgeselde de zorlanarak izlemiştim.
Önce sinirlerim bozulmuştu,ürkmüştüm.
Maalesef bu da hayatın bir gerçeği. Sonrasında insan karşı cinsten engelsiz insanların ilgisinden de rahatsız olmaya bile başlıyor.
Saygılarımla



Bu cesaretli ve sıradışı yazınız için teşekkür ederiz.