“Bize öcü gibi bakmasınlar, biz de varız” diyen anne Cevriye İbiş, kızının yıllarca kafelerde masadan kaldırıldığını ama artık kapıdan içeri adım attıklarında “evlerine girmiş gibi” hissettiklerini vurguladı. Çocukların ‘Ben de yapabiliyorum’ dediği bu kafe, kapıları sevgiyle açarak önyargıları birer birer kapatıyor.
Kütahya’da down sendromlu bireylerin hem çalışma hem de sosyal hayata katılımını destekleyen önemli bir oluşum olarak dikkat çeken Bi Tebessüm Down Cafe, hizmet verdiği süre boyunca hem özel bireylere hem de ailelerine nefes aldıran bir merkez hâline geldi. Kafe ile birlikte faaliyet gösteren Cahit Özel Özel Çocuklar Hobi Atölyesi ise özel gençlerin kaliteli vakit geçirdiği bir alan olarak önem taşıyor.
Kütahya Down Sendromlular Derneği Başkanı Mestan Koca, Down sendromlu bireylerin çalışma hayatına katılmasının önemine değinerek, Bi Tebessüm Down Kafe ile Kütahya’da bu anlamda önemli bir adım atıldığını belirtiyor. Down sendromlu gençlerden Esra İbiş de Down Kafede vakit geçirmekten büyük keyif aldığını ifade ediyor.
Esra İbiş’in annesi Cevriye İbiş, yaşadıkları zorlukları, toplumdaki bakış açılarını, kızının hayatındaki değişimi ve Bi Tebessüm Down Kafe’nin kendileri için ne ifade ettiğini anlattı.
‘ESRA BANA RABBİMİN VERDİĞİ BİR EMANET’
Anne Cevriye İbiş, kızının doğumundan itibaren yaşadığı süreci şu sözlerle anlattı:
“Esra down sendromlu doğdu. 1993’de doğumlu. Daha önceden yani Yavuz Sultan Selim Özel Eğitim Okulu’na giderken her şey paralıydı. biz kısıtlandık. Servislere binemezdik mesela. Yani bizi gördüler mi affedersiniz bir şey gibi görüyorlardı. Sadece ben değil. Bizim çocuklarımızı gördüler mi yani yabancı bir insan gelmiş gibi ürküyorlardı. Sanki bizim çocuklarımız onları yiyecekmiş gibi bakıyorlardı. Ya da hemen gelip “Allah Sabır versin. Allah yardımcınız olsun” diyorlar. Esra bana Rabbimin verdiği bir emanet. Benim evimin meleği o.”
‘BİZİM İSTEĞİMİZ SADECE SELAM VERİP HALİMİZİ HATIRIMIZI SORMALARI’
Toplumun yaklaşımından beklentilerini anlatan İbiş,
“Bizim isteğimiz bizi gördükleri zaman “selamünaleyküm, nasılsınız” demeleri. Güler yüzlü bakmaları. Sadece benim çocukluğuma değil, hep çocuklarımıza. hep çocuklarımız, bizim çocuklarımız.” ifadelerini kullandı.
Bi Tebessüm Down Kafe açılmadan önce yaşadıkları toplumsal baskıyı aktaran Cevriye İbiş,
“Bi Tebessüm Down Kafe açılmadan önce evlere kapanıyorduk. Esra eve kapanabilecek bir çocuk değil. Ben çocuğum Esra’yı alıp Çarşılara çıkmak istediğimde “yine nereye gidiyorsunuz? Yine nereden gidiyorsunuz? bak, hiç durmuyorlar, geziyorlar. Evlerinin içlerine bakmıyorlar” diyorlar. Ne yapabiliriz ki biz? Nereye gidebiliriz ki? Bir Sevgi Yoluna gidiyoruz. Vazonun yanına kadar varıp, vazonun yanından geri dönüyorduk biz. Bir kafelere vardığımız zaman, masaya oturduğumuz zaman bir kere, iki kere geliyorlar, üçüncü de “hadi artık masamızı boşaltabilir misiniz? başka müşterilerimiz gelecek” dedikleri çok oldu. Paramın geçmediği yerler de oldu. Sadece benim değil. Bizim annelerimizin çektiği çileler” dedi.
‘Bİ TEBESSÜM DOWN KAFE AÇILDIKTAN SONRA EVİMDE GİBİ HİSSETTİM’
Cevriye İbiş, kafenin hayatlarına kattığı huzuru şu sözlerle anlattı:
“Şimdi Bi Tebessüm Down Kafe açıldı. Buraya geldiğim zaman gerçekten kendi evimde gibi rahatlığım var. Esra da daha önce hırçın bir çocuktu. Doğduğumdan bu yana çok agresifti. Bi Tebessüm Down Kafe açıldıktan sonra Allah bin kere razı olsun Cavit Özel hocamızdan, Mestan Hocamızdan.Buraya açıldı, biz buraya diğer anneler ve çocuklarımızla geldiğimizde, kapıdan girdiğimiz anda kendi evime girmiş gibi oluyorum. ‘Sen nereye gidiyorsun? Nereyi açıyorsun?’ diyen olmuyor. Çayımızı yapıyoruz. Bizim kapımız açık herkese. Sadece bizim annelere değil, bizim kapımız herkese açık. Buraya gelip oturabilir. ‘Paran var mı?’ diyemeyiz biz. Çayımız bizim her zaman ocaktadır. Bir demlik etmez, ikinci demlik yapılır.”
‘BİZE ÖCÜ GİBİ BAKMASINLAR, KÖTÜ HİSSETTİRMESİNLER’
Toplumsal algıyı değiştirmek gerektiğini dile getiren İbiş ,
“Annelerin tek istediği, bizi gördükleri zaman öcü gibi bakmasınlar. Bize kötü hissettirmesinler. Biz de varız. Etkinliğimiz var. hepsini yapıyoruz. kafede gördüğünüz etkinlikleri bizim çocuklarımız. Bu ödülleri bizim çocuklarımız aldı. Allah razı olsun Mestan Koca Hocamızdan, Allah başımızdan eksik etmesin” diye konuştu.
‘ÇOCUKLARIMIZ BURADA ‘BEN DE VARIM’ DEMEYİ ÖĞRENDİ’
Kafenin çocuklarda özgüven yarattığını vurgulayan İbiş ,
“Çocuklarımıza burası aktivite oluyor. Geliyorlar etkinlik yapıyorlar, eğleniyorlar. çay dağıtıyorlar. Bunlar çocuklarımıza güven katıyor. Kendine güveniyor. ‘Ben de yapabiliyorum. Ben de varım’ diyebiliyor. Buraya geldiği zaman istediği şekilde gezebiliyorlar çocuklarımız. Burada kendilerine güven geldi çocuklarımızın. ‘Her şeyi yapabiliyorum. Ben de varım hayatta’ diyebiliyor. Daha önceleri Kütahya gibi şehirlerde bu tarz özel bireyleri toplumun içinde çok görmezdik. Aileler daha çok kendi evindeydi. Hâlâ var evinden çıkmayan özel bireyler. Hâlâ var evlerinde ama çıkaramıyorlar. Aslında bunun çocukla bir ilgisi yok. Dışarıdaki insanlardan kaynaklanıyor eve kapanmaları. İnsanların söylemleriyle uğraşmak zor. Bana da çok söyleyen oldu ama ben hiç umursamadım. Hep dışarıya çıkmaya çalıştım çocuğumla.” ifadelerini kullandı.
Kütahya'da Bu Okul Bir Başarıya Daha İmza Attı; Enerji Projesiyle Türkiye Finallerine Gidiyor‘ESRA’NIN ELİNDEN TUTTUM, HİÇ VAZGEÇMEDİM’
Toplumsal baskıya rağmen yılmadan kızını sosyal hayata dahil ettiğini anlatan İbiş,
“Ama ben hiç umursamadım. Esra’nın elinden tuttum mu sevgi yoluna kadar geliyorum, gidiyorum. Allah razı olsun. Eşim de destekliyor. Hiçbir zaman, ‘senin çocuğun da şöyleydi, şöyle yapıyordu, böyleydi yapıyordu’ diyen olmadı. Olamaz da zaten bundan sonra da. Allah’a şükürler olsun başım sağ olduğu sürece, burası da olduğu sürece artık iyiyiz. Bi Tebessüm Down Kafe açıldıktan sonra başka hiçbir kafeye gitmedim daha. 3 senedir bir başka kafeye adım atmadık. Sadece Bi Tebessüm Down Kafeye geliyoruz” şeklinde konuştu.
‘SEVGİNİZ YAPAY OLMASIN’
Topluma seslenen Cevriye İbiş,
“Bizim çocuklarımız sohbet eder sizi tanımak ister ama sizin de yaklaşımınız önemli. Önce samimi olun. Yapay değil. Sevginiz içten gelmeli. İçten severek adım atılmalı. Zaten bizim çocuklarımız sizin yüzüne baktığında gerçek sevgi mi değil mi anlayabilir.” dedi.
Kızının köydeki günlük yaşamını da anlatan İbiş ,
“Biz Esra’yla hava güzelken sabahleyin kalktığımız gibi köyde kalktık, kahvaltımızı yiyoruz, bahçemiz var. Domates, biber, fasulye hepsini ekeriz. Beraber çapa yaparız. Şalvarını giyer. Burada böyle oluyor. Köy kızı gibi olur. Benimle beraber domates çapası yaparız. Öğlen yemeğimizi yeriz. Otururuz. Beraber yazlık kışlığımızı yaparız. Tarhanamızı, bulgurumuzu. Hepsini biz kendimiz yaparız. Evde de mesela resim yapar evde, kitap okumaz ama karalar, ismini yazar. Sen adını söylediğinde yazar adını” ifadelerini kullandı.
‘ÇAYIMIZ İKRAMDIR, BAĞIŞ KUTUSUNA GÖNLÜNÜZDEN NE GEÇERSE ATARSINIZ’
Down Kafede yapılan etkinliklerden elde edilen ürünlerin satışını paylaşan İbiş,
“Biz Down Kafede yaptığımız etkinliklerde elde ettiğimiz ürünleri satıyoruz. Sattığımızla elde ettiğimiz gelirle yeniden malzeme alıyoruz, yeniden yapıyoruz. Çocuklarımıza harcıyoruz.” dedi.
Kafenin işleyişini anlatan İbiş şu bilgileri verdi:
“Burada şöyle bir kültür var. Çayımızı, kahvemizi içiyoruz. Bağış kutusuna gönlünüzden ne geçerse atabilirsiniz. Bizim çocuklarımız zaten para bilmezler. Ellerine bir para verilmiyor. İsterseniz bağış kutusuna atabilirsiniz. Zaten onun dışında da çayımız ikramdır. Yoksa bizim çayımız ikramdır.”
‘DOĞUM GÜNÜ, GEZEK, TOPLANTI;HEPSİNİ BURADA YAPABİLİRSİNİZ’
İbiş, Bi Tebessüm Down Kafe’nin toplu etkinliklere açık olduğunu belirterek:
“Bunun dışında burada organizasyonlarını yapabilirsiniz. Doğum günü eğlencesi oluyor, gezeklerimiz oluyor burada. Mesela siz ikramınızı getiriyorsunuz. İkramlar sizden çay bizden oluyor. Bizim çocuklarımız garsonluk yapıyorlar, ikramları sunuyorlar. Hani toplu etkinliklerinizi burada yapabilirsiniz. Doğum günü kutlarsın ya da bir toplantın olur, arkadaşlarına bir arkadaşına oturmaya gelirsin. Burası halka açık. Gezek yapabilirler. Mesela kadınların şalvar var, gezeği var. Başka yere para veriyorlar. Gel buraya. Hem güzel güler yüzlü çocuklarımızla eğlensin. Gel burada yap etkinliklerini. Bizim çocuklarımız eğlensin” dedi.




